Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

tarafından
257
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Obsesyon Nedir?

Obsesyon halk arasında takıntı ya da saplantı diye de adlandırılan bir rahatsızlık belirtisidir. Kişinin elinde olmadan, istenmeden akla gelen ve şahsa aşırı rahatsızlık veren kanaatlerdir. Örneğin mikrop ya da kir bulaştığı kanaati bir obsesyondur.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Obsesif Nedir?

Takıntılı fikre sahip olan şahsa “obsesif” denir. Halk arasında “takıntılı şahıs” olarak da adlandırılır. Takıntı tarzındaki kanaatlere de “obsesif kanaat” denir.

[reklam id=1]

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Takıntılar, insanın aklına istenmeden ve elinde olmadan gelen rahatsız edici kanaatlerdir. Bu kanaatler geldiği vakit şahıs da büyük bir sorun meydana gelir ve şahıs bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla uygun olmayan ve saçma bulduğu durumda kendini gerçekleştirmekten alıkoyamadığı birtakım hareketleri yinelemeye başlar.

Bu hareketlere de kompülsiyon (zorlantı) adı verilir. Örneğin kirlilik kanaatleri olan bireylerin sık sık ellerini yıkaması kompülsiyona bir örnektir. Bu kanaatler ve eylemler vakitle şiddetini artırır ve bireyin günlük hayatının büyük bir bölümünü işgal etmeye başlar. Sonuçta bireyin fonksiyonelliği mühim ölçüde etkilenir.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu 1

Takıntı Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

Son devre çalışmalar takıntıların geçmişte yaşanmış olan travmatik deneyimler sonucunda oluştuğunu göstermektedir. Travmatik deneyimlerin etkilerinin oluşturduğu gerilim uzun devreler süresince sürdüğünde gerilim hormonlarının salgılanması da sık sık gösterir.

Bu durumda, serotonin maddesinin salgılanması etkilendiğinden beynin biyokimyasında bozulmalar ortaya gelir. Travmatik etkilenme, orta beyinde yer alan sistem içeresindeki birtakım alanlarda endişe birikmesine neden olarak, bireyin detaylı hususlara takılmadan edemeyecek kadar endişe çoğunluğu hatasına yol açar.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğunun Belirli Bilişsel Profilleri:

Temel çatışmaları: Kendilerini yetersiz ve çaresiz olarak algılarlar. Çaresizlikle alakalı bu inançları yüzünden kendilerini korumayacaklar diye paniğe kapılır, fonksiyonlarını yerine getiremez duruma gelirler. Sistem ve sistem üstüne odaklaşmaları bu çaresizlik eksiklikle alakalı amacıyla bir ödünlemedir.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu 3

Diğerlerine Bakışlar: Kendilerini daha çok rahat, sorumsuz, yalnızca kendileriyle uğraşan, yetersiz şahıslar olarak görürler. “Mutlaka”larını başkalarını de uygularlar. Kendilerini kendilerinden ve başkalarından mesul olarak görürler. Kendilerinden ve başka insanlardan beklentileri çoktur.

Mükemmeliyetçilikleri birtakım durumlarda işe yarasa da genel bir hayat sitili durumuna geldiği vakit fonksiyonel değildir. Obsesif-kompulsif kişilik, hayat sürdürmek amacıyla çalışmak yerine çalışmak amacıyla yaşar.

Temel Şemaları: Hayatta katı kurallar bulunmaktadır ve bu kurallara hiç değiştirilmeden uyulmalıdır. Herhangi bir durumun ayrıntılarına inmekle hata yapma olasılığını azaltmak mümkündür. İnsanları tarifleyen gerçekleştirdikleri iştir. Yaptığımız iş ne kadar iyi ise biz de o kadar iyi bir insan sayılırız. Duygular denetim edilmelidir.

Temel Korkuları: Hatalar, eksikler, sistemsizlikler, yetersizlikler. Her şey denetimden çıkacakmış gibi felaket beklentileri, hiçbir işi bitiremeyecekleri korkusu.

Tipik Davranışlar: Kurallar, standartlar “kesinlikle” çevresinde dönerler. Kuralları uygularken bir yandan kendi performanslarını başka yandan da başka bireylerin performanslarını değerlendirirler. Amaçlarına ulaşmak amacıyla kendi davranışları üstünde maksimum denetim kurarlar başkalarını da yönlendirip cezalandırıcı ve eleştirici olurlar. Kendilerini çok yüklenirler.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu 5

Duyguları: Mükemmeliyetçi standartları yüzünden pişmanlıklara, hayal kırıklıklarına, kendilerini ve başkalarını cezalandırmaya açıktırlar.

Tedavisi:

Genelde şahıs sorunları psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun vakit içerisinde yerleşmiş olan bu duygu, kanaat ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sık sık tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.

Eğer bireyin hastalığı ilerlerse ve evde gereksinimi olan bakım ve bölge sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.

Araştırmalar birtakım şahsilik sorunlarının şahıs da devam ettiğini ama birtakımlarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile beraber şahıs karakterinin değiştirmeyi öğreniyor. Tedavi uygulandığı vakit ise hastalığın gelişmesi hızlanıyor. Genellikle şahıs tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek amacıyla çaba sarf ediyorsa ve sorunlarını üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha süratli oluyor.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu 2

Ama başka doğrultuda şahıs sorunlarının başkalarından ya da çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, üstlenmeyi reddediyorsa ve sorunlarını çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun vakit alıyor.